Haber spikeri denince aklım ilk Reha Muhtar gelir nedense. Show Tv' de ana haber bültenini sunduğu yıllarda her akşam çoluk çocuk televizyonun önüne oturur güzel bir gösteri izlerdik.
Neyse merak etmeyin bu yazımda Reha Muhtar'ın gaflarından bahsetmeyeceğim. Dedim ya aklıma geldi ben de yazdım. Bu yazımda sizlere bu mesleğin ne kadar sıkıcı, stresli olduğunu kanıtlayan bir fotoğraf göstereceğim. Adam 3 yıl içinde ne hâle gelmiş ya. Benim babam ondan genç gösteriyor vallahi.
Neyse fotoğrafı görünce bana hak verirsiniz artık. Buyrun:
15 Mayıs 2008 Perşembe
Haber Spikerliği
Hamilelik Rehberiniz
Hamilelik zor zanaat olsa gerek. İşte size bu konuda birazcık da yardımım olsun diye bu yazıyı yazma gereksinimi duydum. Adamlar ciddi ciddi oturmuşlar bu konuyu görsellerle anlatmışlar kitaplarında. Sanırım insanları biraz da aptal yerine koyuyorlar. :) Aklı başında hiçbir insan yapmaz ki zaten bunları. Neyse buyrun siz de bakın da ne demek istediğimi daha iyi anlayın.
Hamilelikte yapılması ve yapılmaması gerekenler:
Yukarıda demek istiyor ki arkadaşlarınızla bu mutluluğu paylaşırken karınızın orasını burasını açtırmayın. Elbise üzerinden gösterin yeter diyor. Ayıp denen, günah denen bir şey var değil mi yani? :)
Biliyorsunuz hamilelikte sıvı içecek bolca tüketilmeli. İşte bu sıvı içecek alınırken fazla eğilmemeli. Mazallah çocuk sıkışır, ölür falan.
Egzersiz yaparken de kendinize zora sokmayın. Örnekte de apaçık belli ki artistlik yapmaya gerek yok :)
Günümüzde gittikçe popüler olan alanlardan biri de yoga, biliyorsunuz. Yogayı da düzgün bir şekilde akrobasi hareketlerinden kaçınarak yapmak gerekiyormuş.
Demek istiyor ki zaten hamilelik döneminde vücudun elbise üzerinden bile itici geliyor. Oranı buranı açıp da daha da itme beni diyor. :) (Yanlış anlaşılmasın ben böyle düşünmüyorum.)
Yukarıda bu yüzden yazdım "insanları aptal yerine koyuyorlar" diye.
Uzmanlar da artık bunu onayladı. Bebeğe anne karnındayken müzik dinletmenin yararları varmış. Bu müziği nasıl dinletmeniz gerektiğini gösteren güzel bir görsel yukarıdaki.
Çocuğunuza isim seçerken kullandığınız kaynağa dikkat etmeniz gerek. Gidip de "1000 Savaş Suçluları"nın adlarından seçmeyin diyor.
Hamilelikten sonra hamilelik elbiselerinizi başka bir hamile arkadaşınıza verin diyor. Gidip de şişman kocanıza vermeyin, adam üzüntüden kendini alkole verir diyor. :)
Yukarıdaki görsellerin hepsi gerçek bir kitaptan alınmıştır. İsterseniz bu kitabı Amazon.com'dan satın alabilirsiniz. Kitabın adı Safe Baby Pregnancy Tips.
14 Mayıs 2008 Çarşamba
Samuel Leroy Jackson Replikleri
Sabah sabah nette StumbleUpon'un nimetlerinden faydalanırken karşıma AlbinoBlackship'in aşağıdaki flashına rastgeldim.
Flashta bugüne kadar onlarca filmde gördüğümüz Samuel Leroy Jackson'ın replikleri var. Adamın telaffuzları süper ya. Her repliği üzerine tıklayarak dinleyebilirsiniz. İçerisinde güzel İngilizce küfürler de var. Öğrenmekte yarar var. Ne demiş şair:
"En azından üç dil bileceksin,
En azından üç dilde ana avrat düz gideceksin."
13 Mayıs 2008 Salı
The And 2 Day: Son 2 Gün
Bunu buraya yazmakta oldukça geç kaldım ama neyse artık. Başlığı ilk okuyuşta bir şey anlamamış olabilirsiniz. Gayet normal. Çünkü ben de zor kaptım. :)
Efendim 3 Mayıs Cumartesi günü kolumda sevgilim İstiklâl Caddesi'nde ilerliyordum ki aşağıya ekleyeceğim bende şok etkisi yaratan kermes reklamını gördüm. Kermesi kimin düzenlediğine bakmak aklıma gelmedi. Hemen çıkardım telefonumu çektim bu yüz karasını. "Yüz karası" diyorum niye? Çünkü efendim İstiklâl Caddesi, bizlerin olduğu kadar ecnebîlerin de akınına uğruyor. Bunu gören bir ecnebî benden çok gülmüştür herhalde. Neymiş kermes 2 gün sonra bitecekmiş. Aman bitmeden bir afiş yapalım demişler ve küçükken çizgi filmlerde çok gördükleri "the end" yazısı akıllarına gelmiş sanırım. Ama İngilizce' de aynı şekilde telaffuz edilen "and" bağlacıyla karıştırmışlar birazcık. "The End" olmuş "The And". Kaldı ki "the end" olsa bile yanlış. "The end" burada kullanılmaz ki.
Her neyse onu da geçtik. Sanırım yoldan geçen birine "Abi ya İngilizce "gün" ne demek?" diye sormuşlar. Adam da "day" demiş. Bunlar da gitmiş "2 day" yazmışlar. Bre kara cahiller İngilizce'de çoğul takısı olan bir "-s" vardır. Türkçe gibi düşünüp tekil yazılmaz.
Neyse ya çok güldüm ben. Rezil de olmuşuzdur belki turistlere falan. Madem bilmiyorsun yazma kardeşim ya.
İşte o fotoğraf:
Çin'deki Trenler
Aslında bu yazıyı yazmadan önce çok düşündüm. Şimdi ben bunu yazıyorum ama ya Ceoyavuz bana yalan haber yapıyorsun diye kızarsa diye korktum yani. Geçenlerde kendisi Sabah Gazetesi'nin Çin hakkında yalan bir haberini yakalamıştı da.
Neyse zaten benim de bu doğrudur diye iddiam yok. Doğruysa da yalansa da çok güldüm ben bu videoya. Aklıma İstanbul'daki trenlerin ve metroların sabahki ve akşamki hâlleri geldi. Ama bizim güvenlik görevlileri bu kadar yardımcı olmuyorlar bizlere. İzletelim bu videoyu onlara da, onlar da yardım etsin bize üst üste çıkmamız için :)
Neyse buyrun siz de videoyu izleyin. Ben çok güldüm ya :)
12 Mayıs 2008 Pazartesi
Mal Beyannâmem
Blogdaşlarımdan Nurum benim malımı mülkümü merâk etmiş ve mal beyannâmemi yazmamı istemiş. Eğer kız falan bulacaksan çeyizimi de yazayım Nurum :)
Recep Hilmi Tufan'ın mal beyannâmesidir.
1. Bir adet Dell Inspiron 6400 dizüstü bilgisayar.
2. Birisi Nokia N73, diğeri Philps Xenium 9@9F olmak üzere iki adet cep telefonu.
3. Bir adet Creative Muvo V100 mp3 çalar.
4. On dokuz çift çorap.
5. Yirmi adet boxer.
6. Sekiz adet gömlek.
7. On dört adet atlet.
8. On altı adet pantolon.
9. Bir adet şemsiye.
10. Yirmi üç adet tişört. (T-shirt değil)
11. On bir adet triko tarzı libas. (Elbise, libas kelimesinin çoğuludur.)
12. İki adet takım elbise.
13. Dört adet kaban, mont...
14. Bir adet dijital fotoğraf makinesi.
15. Birisi Privacy, birisi Avon Imperact ve birisi de Calvin Klein olmak üzere üç adet parfüm.
16. Birisi Privacy, ikisi Avon'dan (modeli aklıma gelmiyor), birisi de Axe olmak üzere dört adet parfüm.
17. Bir adet tekerlekli bavul.
18. Dizüstü bilgisayar için bir adet sırt çantası.
19. Üç adet kemer.
20. İki adet kravat.
21. Çok sayıda kitap, defter, kalem.
.
.
.
Yukarıda zikri geçen mallarımın doğruluğunu teyit eder, kul hakkına girmemeniz için sizleri şimdiden uyarırım. :)
İmza: Recep Hilmi Tufan
Aklıma geldikçe yazarım artık. :)
Ben de Pandora' yı, Bloggerdal' ı, Damacana' yı, MonteCito' yu, Şevval Elif Solmaz' ı, Altuğ Koç' u, Byhnvc' i ve Kalemkeş' i mimliyorum.
11 Mayıs 2008 Pazar
Blogger'da Blog İsmi: Yazı Başlığı Stilini Kaldırma
Bildiğiniz üzere Blogger'da bir yazının sayfasını açtığımızda Blog Adı: Yazının Başlığı şeklinde çıkar. Ancak bu SEO (search engine optimization) için hiç de iyi bir şey değildir. Yâni sizin anlayacağınız Google amcanız sevmez sizi bu hâlde. Ya nasıl olmalı da Google bizi de sevmeli diyorsanız yazılarınızın önündeki Blog Adı kısmını kaldırmanız lâzım.
Bunu yapmak da çok basit.
1. İlk olarak hemen Kontrol Paneli'ne oradan da Yerleşim'e tıklayarak HTML'yi Düzenle kısmına geliyoruz.
2. Burada Ctrl + F kısayoluyla <title><data:blog.pageTitle/></title> kodunu buluyoruz.
3. Yukarıdaki kodu aşağıda vereceğim kod ile değiştiriyoruz.
<b:if cond='data:blog.pageType == "index"'>
<title><data:blog.title/></title>
<b:else/>
<title><data:blog.pageName/></title>
</b:if>
4. Son olarak Şablonu Kaydet diyoruz.
Hayırlı olsun efendim. Ziyaretçi sayınızda umarım bir artışa sebep olur da işe yaramış oluruz.