Dün okuldan sonra İtalyan Kültür Merkezi'nde konser vardı. Ben unutmuştum. Sınıfımızın prensesi Ezgi, "Ben gitmek istiyorum, sen de gelsene" dedi ve bindik Laleli'den tramvaya. Kabataş'ta indik, oradan da füniküler ile Taksim' e çıktık. Son zamanlardaji favori mekanlarımdan olan İstiklâl' deki KFC' ye girdik. Ben bir tane "Xtreme Menü" aldım. Ezgi ben bitiremem diye "Longer Sandwich Menü" aldı. Oradan da fazla oyalanmadan İtalyan Kültür Merkezi' ne gittik. Biraz bekledikten sonra konser başladı.
İlk defa böyle bir konsere gittim. Keman ve piyano konseriydi. Kemanda Nilgün Ketenci, piyanoda Gülden teztel gerçekten mükemmeldiler. Sırasıyla şu eserleri çaldılar:
Francesco Maria Veracini' den Largo
Arcangelo Corelli' den La Folia
Robert Schumann' dan Sonate La Minor (Mit Leidenschaftlichem Ausdruck, Allegretto, Lebhaft)
Antonin Dvorak' tan Romance
Claude Debussy' den Sonate (Allegro Vivo, İntermede, Finale)
Bunlardan sonra yoğun istek üzerine bir parça daha çaldılar ama onu bilmiyorum. Gerçekten mükemmeldi. Kulaklarımızın pası silindi.
Konserden sonra da Odakule' nin altındaki Collezione' a baktık. Oradan çıktık ve Özsüt' te birer pasta yedik. Sonra da ben Zeytinburnu, Ezgi ise Bostancı otobüslerine bindik ve gece de bitti. :)
Salı, Nisan 22, 2008
İtalyan Kültür Merkezi' nde Konser
Kaydol:
Yazı Yorumları (Atom)
22 yorum:
Yogun istek üzerine konserlerde sanatcilarin baska bir eser daha calmalari, ya da tekrarlamalarina bis denilir. Ama kelimenin nereden geldigini hic sorma bana ;) Müzik literatürü genelde italyanca ve latince agirlikli, muhtemelen yine bu dillerden girmistir bizim müzik literatürüne de. program da cok zevkli görünüyor! Hmmmm, ben de dinlemek isterdim :))
İtalyan Kültür Merkezi'ndeki etkinlikler hep ücretsiz zaten. Bedava etkinlik ne güzel değil mi?
Sorma dün cahilliğimize pek güldük biz. Sahnedeki sanatçılar her parçadan sonra perdenin arkasına geçtiler ve 15 saniye bile dolmadan geri döndüler. Biz de madem gidiyorlar, niye hemen geliyorlar diye çok gülmüştük. Cahiliz işte ya!
ooo valla ne güzel. Tramvaydan inip finikülere binmek, Taksimin o özgür havasını nüfus etmek, Kentucky' de tıkınmak, konsere gitmek, Odakulenin altında ki Collezione'a girmek, Özsüt'de bir şeyler yemek :) Gözümün önüne geldim yaavv. Yaptıklarımın başkaları tarafından uygulanması acaip güzel bir duygu. Konser hariç. O tür konserleri sevmiyorum, bir de kfc de yemek yemem çünkü tatlarını sevmiyorum. Ama Özsüt olayı süper :))
Bir ara takılalım istersen Pandora. Ben bayılıyorum KFC' ye ya. Özsüt' te hangi tatları seviyorsun?
Peki neden perdenin arkasına gidiyorlarmış?
Ah bir bilsem sevgili Oğuz...
Özsüt'ün profiterol'unu severim, Taksim Madonun da tiramisu'sunu. Vakit darsa bile "yemeden gitmeeeem" diye bir güzel de vızıldanırım kimi zaman. Taksime gidince ben çok şımarırım, eşim ise kızımı neredeyse bir kenara bırakıp benim deli halim ile uğraşmak zorunda kalır ve bana der ki 'TAMAM İÇİNDE Kİ ÇOCUK ÖLMESİN AMA, BIRAK LÜTFEN BİRAZ BÜYÜSÜN, İZİN VER' :))
Seviyorum ben kendimi yaaa :))
Kocanız da oldukça sabırlı sanırım... :)
KFC de favori menümm Doymaya hazır mısınız ... Herkes diyo ya ayy ben bunu yiyemem çok gelir u bana , tıkar benii .. ben gibi ufak tefek bi kızın bir anda nasıl hepsinii silip süpürdüğüne inanmıyolarr :D... Kentucky deyince sınırım yokturr
Var mısın yarışa NnevV?
:) ehehe varım .... şaka bi yana kızım diye ezmeye çalışıyosun amaa boğazım yerindedir maşaAllah ;)
Ben ciddiyim vallahi NnevV...
demek meydan okuyosun ?
Evet aynen öyle :)
pekalaa ... VarıM :)
Tamam haydi ne zaman?
:) ne zaman ? sen söylee , hangi günler çalışıyosun ?
Yok artık çalışmıyorum. Herhangi bir gün olabilir...
haftaiçi bigün olsun o zaman , onuda sen belirle , benim okulum serbest
Çarşamba olsun o zaman...
salı?
Salı benim full dersim var. Başka bir gün söyle olur...
Yorum Gönder
Sizden sonra gelen yorumları takip etmek için lütfen yorum takibini aktifleştiriniz.
Teşekkürler...