Çarşamba, Nisan 23, 2008

Piknikteydim...

Bugün 23 Nisan olduğu için okullar tatildi. Her ne kadar 23 Nisan, çocuk bayramı da olsa bize de tatil oluyor. Biz çocuk muyuz ya? :) Her neyse işte fırsattan istifade bizim yurt da güzel bir piknik organize etmiş. Ben de bir bir yazayım artık.

Sabah saat 8:00' de kalktık. Kahvaltımızı yaptık ve 9:00 da 5 araçla hareket ettik. İstikâmet Çatalca'daki İhsaniye Piknik Alanı idi. Varır varmaz dağ-tepe dolaşmaya çıktık İsmail diye bir arkadaşla. Piknik alanından epeyce uzaklara gittik.

1 saat kadar yürüdükten sonra bir kayanın tepesine oturduk. Müzik eşliğinde sohbet ederken bir de baktık ki yerde bir adet külotlu çorap. "Yuh artık" dedikten sonra o bölgeyi keşfe çıktık. Bir adet kadın botu bulduk. Aceleden falan düşürdü herhalde. Diğeri yoktu çünkü. Biraz daha dikkatli bakınca bir adet de geciktirici sprey bulduk. Türk erkeği erken boşalırmış ya çareyi spreyde buluyor artık. Ayrıca her yerde kullanılmış peçete vardı. Ne için kullanıldığını anladınız siz. Orayı mesken hâline getiren birisi olduğu kesin. Çünkü bütün sigara kutuları Muratti' ye ait. Sanırım bu adam en son geçtiğimiz cumartesi hatun atmış oraya. Çünkü 19 Nisan tarihli bir Posta Gazetesi vardı. Aslında ben bu adamdan Bulvar okumasını beklerdim.

Neyse artık geri döndük ve bir güzel mangal ziyafeti çektik. Kuzu şiş, pirzola, dana hepsi vardı. Daha sonra çoğu futbol veye voleybol maçı yaptı. Ben gene İsmail'le bu sefer ters istikâmete keşfe çıktım. Ancak o taraf çıkmaz bir yolmuş. 10 dakika kadar çalılarla boğuşarak gittik ama gerisini getiremedik. Geri döndük ve biraz kestirdik. Oradan ayrılma vaktine kadar uyumuşum. 2 saat önce falan geldik. Duş aldım ve şuan da size yazıyorum.

Bugün orada olan var mıydı acaba? :)

Benzer Yazılar



Widget by Hoctro | Jack Book

12 yorum:

seyyahbusra dedi ki...

ben ordaki şeyleri gördükten sonra ziyafet çekemezdim herhalde. kötü,nahoş durumlar.
ama eğlenmeniz güzel tabi.gitmenize değsin..

Oğuz Oda dedi ki...

Ohh Ohh, afiyet olsun.
Sizin keşif de pek ilginç olmuş, ben börtü böcüük beklerdim. Neyse sonuçta adamın özel mülkiyetine girmişsiniz, olacak o kadar :)
Keşke not yazsaydın, posta okuyon madem Haydar Dümen'e takıl diye...
Ya da 'geldik, yoktun' gibisinden :)

PaNDoRa dedi ki...

:))))) Heee anladım ben olayı bak şimdi. 'Evinden, işinden ve çevresinde ki insanlardan çok sıkılan X (ayşe, fatma vs) buhranlar geçirmekte ve de salya sümük ağlamaktadır. Yanında burnunu ve göz yaşlarını silmek için kocaman bir paket peçete vardır. Bir de burcunu okuması için aldığı gazete. Cadde de hüzünlü hüzünlü yürürken botlarının ayağını bunalttığını hissetmiş ve hemen oracıkta ki sapık görünümlü ayakkabıcıdan bir çift süet babet almıştır yanında da eşantiyon ayakkabı cila spreyi vermiştir sapık satıcı. Kendini bir an önce yalnız kalacağı bir yere atmak istemiş ve nereye gittiğine dikkat etmeyerek önüne gelen ilk otobüse binmiştir. Çatalca'ya gidiyordur o otobüs ama X'in kafası o kadar allak bullak ki onu umursamamıştır hatta farkında bile değildir zaten. Neyse, yolculuk esnasında bir ara camdan dışarı bakınca ağaç, çiçek börtü böcek görmüş ve inmiştir. Bu arada ağlamaya devam ettiği için, yığınla kullanılmış peçete ordusu oluşmuştur bunları o esna da atamadığından dolayı, çantasında istiflemeye karar vermiştir. İndiği otobüsten sessizliğe doğru adım adım ilerlemektedir. Salya sümük ve adımlar. Gitmiştir, gitmiştir ve bir bakmıştır ki tabelada İhsaniye Piknik Alanı yazıyor ve orada pineklemeye karar vermiştir. Bu arada halaaaa ağlıyor ağlıyoooorrr ağlıyorduurr. Oturmuştur oraya günlük burcunu okumuştur, çevresinde hiç sevilmediğini aşk acısı çekeceğini yazmaktadır burç'u, hayal kırıklığı daha da artmıştır. Yerde oturmuş babetlerini giyerken çorabının manyak gibi kaçtığını görüp, yanında oje de olmadığı için çareyi çorabı çıkarıp atmakta bulmuştur ve dahilinde çantasında ki peçeteleri de. Epey bir vakit geçtiğini görünce ıssızlıktan ürküp
evine dönmeye karar vermiştir. Peçeteler yerde, botlar bir kenarda yanında poşet yok. Botunun bir tekinin malesef kenarından açıldığını görmüştür, aaa ama ne şans evde aynı botundan bir çift daha var ve sağlam olan tekler bir çift oluşturuyormuş. Bu duruma çok sevinmiş ve birden bire laylaylom moduna geçmiştir. Botun eskiyen tekini orada bırakmaya karar vermiş ve çimen lekesi olan babetlerine cila sıkmak için spreyi çantasında çıkarınca "hiii" bir de ne görsün, sapık satıcı ona geciktirici sprey vermesin mi. Çok sinirlenmiş bir an önce yola çıkmak için hazırlanmış, niyetinde satıcının kafasını kırmakta varmış. Tek bot, peçeteler, sprey ve okuduğu gazeteyi bulunduğu alana saçarak, o günkü kaçamağına son vermiş'...

Benim aklıma bu geldi başka ne olacak canım, fesat düşünmemek lazım :)))

recephilmi dedi ki...

Seyyah Büşra, seyahatlerde olur böyle şeyler sen de bilirsin :)

Vallahi Oğuz hiç aklıma gelmedi ya :)

Sebgili Pandora sen de pek iyimsersin ya. Peki merakımızından dolayı peçetelerin içine de baktık desem ne dersin? :) Acaba kız çok fazla mı zevke geldi ne?

byhnvc dedi ki...

italyan barış elçisinin çorabı olmasın o (: bak şimdi yine üzüldüm ya

recephilmi dedi ki...

Hatırlatma şunu Byhnvc ya

PaNDoRa dedi ki...

İşte ben bu muhabbetleri sevmiyorum, konunun bu kelimelere taşınmasını. O yüzden öyle düşünmeyi tercih etmiştim. Bu tür mevzulara yorum yapmasam daha iyi olacak anlaşılan.

recephilmi dedi ki...

Seni üzmek istememiştim sevgili Pandora.. :(

Arzu-hâl dedi ki...

Okey bulamadınız mı?
Töbe estağfirullah.

recephilmi dedi ki...

Ne okeyi sevgili Arzu?

Arzu-hâl dedi ki...

Tabi reklama giriyor,kusura bakmayın.

recephilmi dedi ki...

Ne reklamı Arzu-hâl ya? Anlayamadım ben olayı...

Yorum Gönder

Sizden sonra gelen yorumları takip etmek için lütfen yorum takibini aktifleştiriniz.

Teşekkürler...